• +908502278643
  • 08502278643

Gayrimenkul & Enerji Yatırım

GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ
 
 
Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya'nın kesişim noktasındaki stratejik konumu ve 82 milyona yakın nüfusuyla Türkiye, güçlü inşaat sektörünü, giderek büyüyen ticari ve sınai üretimiyle bir araya getirerek gayrimenkul geliştiricileri ve yatırımcıları için harika fırsatlar sunmaktadır. ILBA olarak çözüm ortaklarımız ile birlikte size değişik yatırım alternatifleri sunuyor veyahut sizlerin belirlemiş olduğu gayrimenkullere ilişkin değerleme uzmanlarımızla rayiç bedel çalışması yapıyor ve gayrimenkul alım satımına ilişkin tüm süreçleri yasal kontrollerini yaparak sonuçlandırıyoruz. Türk gayrimenkul sektöründeki bazı rakamlara bakıldığında sektörün ekonomi içerisindeki büyüklüğü daha iyi görülebilir;
 
  • Gayrimenkul sektörü, son on yıl içinde GSYİH'nin yaklaşık % 8,4'ünü oluşturmuştur. Yatırım tarafında ise toplam doğrudan yabancı yatırım (DYY) girişi 2018 yılında 13 milyar ABD doları olarak kaydedilirken, gayrimenkul ve inşaat sektörlerinin bu tutar içindeki payı 5,9 milyar ABD doları (%45) olmuştur.
  • Özellikle İstanbul’a yönelik kentsel dönüşüm çalışmaları ve mega projeler yakın gelecekteki faaliyetlere yön vermektedir. Marmaray, Kanal İstanbul, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli, 3 Katlı Büyük İstanbul Tüneli ve İstanbul'un 3. havalimanı şehirdeki mega projeler arasında sayılabilir.
  • Kentsel Yenileme ve Dönüşüm girişimi 7,5 milyon konutu kapsayacaktır. 400 milyar ABD doları bütçesi olan bu girişime özel sektör büyük katkı sağlamaktadır.
  • Türkiye emlak pazarında satılan toplam konut sayısı 2018 yılında 1,4 milyon adede ulaşmıştır. 2012 yılında mütekabiliyet yasasının kaldırılması ile yabancılara gayrimenkul satışları da artmaya başlamıştır. Türkiye'de 2018 yılında bir önceki yıla göre %78,3 artışla yabancılara toplam 39,663 adet konut satılmıştır. 
  • 250.000 USD ve üzeri değerde gayrimenkul yatırımının Türk Vatandaşlığını kazandırması, yabancıların sektöre ilgisini arttırmaya devam etmektedir.
  • Son yıllardaki büyümeye rağmen Türkiye, kişi başına ortalama kiralanabilir alan toplamı bakımından hâlâ Avrupa ortalamasının gerisindedir. Bu da perakende alanında büyüme potansiyelinin devam ettiğine işaret etmektedir.​


                                              

 

 

ENERJİ SEKTÖRÜ

 

 

Türkiye'de büyüyen ekonomi ve artan nüfus, enerji ve doğal kaynaklara ihtiyacın gittikçe artmasına neden olmaktadır. 2002 yılından bu yana yıllık %5,5 büyüme ile OECD'de en hızlı büyümeyi kaydetmiştir. Bu tarih itibarıyla, Türkiye’nin temel enerji arzı 17 yılda iki kat artışla 78,4 Mtoe’den 155 Mtoe’ye yükselmiştir. Türkiye’nin artan ekonomik performansı, toplam kurulu kapasitede 31,8 GW’dan 88,5 GW’a, elektrik tüketiminde ise 2018 yılı sonu itibarıyla 132,6 TWh’den 305,5 TWh’ye kayda değer bir yükseliş gösteren elektrik üretim altyapısına da yansımıştır. Ülkenin artan ihtiyaçlarını karşılamak için, mevcut kapasitenin, 2019-2023 dönemi için 11. Kalkınma Planı'nda da ifade edildiği üzere özel sektör yatırımlarının artırılarak 2023 yılına kadar 110 GW'a ulaşması beklenmektedir.
 
 
 
 
Önemli miktarda yenilenebilir enerji potansiyeline sahip Türkiye’deki bu potansiyelin kullanımı son on yılda artış göstermiştir. 2018 yılı sonu itibarıyla, toplam kurulu kapasitenin 28,29 GW’ını hidro, 7,01 GW’ını rüzgâr, 5,07 GW'ını ise güneş kaynakları oluşturmaktadır. Yerelleşmeyi teşvik etme çabalarının bir parçası olarak, Türk hükumeti, yenilenebilir enerjilerin payını %30'a çıkararak, jeotermal kurulu kapasiteyi 2023 yılına kadar 3 GW’a ve 2027 yılına kadar da güneş ve rüzgâr kurulu kapasitesinin her birini 16 GW’a artırmayı öncelik olarak belirlemiştir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının 2020 sonrasındaki pazar konumunu güçlendirmek için elverişli bir yatırım ortamı oluşturmak amacıyla, hükümet farklı yatırımcı türlerini ele alan ve kazançlı teşvik araçlarıyla desteklenen, lisanssız (küçük ölçekli), lisanslı (orta ölçekli) ve YEKA (büyük ölçekli) gibi çeşitli yatırım modelleri tasarlamıştır.  
 
 
Büyük enerji tüketicileri ve tedarikçilerinin kesişim noktasında bulunan Türkiye, bölgesel enerji merkezi görevi üstlenen stratejik bir konuma sahiptir. Mevcut ve planlanan petrol/doğal gaz boru hatları, kritik Türk boğazları ve Türkiye’nin dört bir yanındaki ümit veren hidrokarbon rezervleri, bölgesel projeler üzerinde daha fazla avantaj sağlamakta ve ülkenin geçit niteliğindeki konumunu pekiştirmektedir. 
 
ILBA olarak enerji mevzuatına ve piyasasına hakim ekibimiz ile birlikte enerji alanındaki yatırımlarınıza ilişkin fizibilite çalışması yapıyor, teşvik ve finansman seçeneklerini bilginize sunuyor ve idari otoriteyle ilişkilerinizi yürütüyoruz.
 
Detaylı bilgilendirme için lütfen iletişime geçiniz...

 

Kaynak; C.Başkanlığı yatırım ofisi

Gayrimenkul & Enerji Yatırım

ILBA CONSULTING

ILBA CONSULTING

Online : 1
Bugün Tekil : 15
Bugün Çoğul : 31
Dün Tekil : 18
Dün Çoğul : 24
Toplam Tekil : 22802
Toplam Çoğul : 49922